Zihnimin Misafir Odasında Bir Cuma Günü
Konuşmuyoruz aslında, bu bir konuşma değil, ben diyorum sen bakıyorsun, sen gülüyorsun ben gözümü çekiyorum boynundan usulca. Hoşuna gidiyor. Tasdik ediyorsun dirseklerinle söylemediklerimi. Dirseklerin değiyor bir şekilde bana, dayak yemişe dönüyorum, kavgada hesaplayamadığım beşinci kişi oluyorsun, görmemişim seni de yumuşak karnıma yumruk yemişim gibi. Dönüyorsun olduğun yerde, her yer karanlık, gong sesine alkış tutacaklar birazdan ve ben hiç dövüşmemişim adil bir kavgada, hep bir taraf güçlü diğerinden. Bu kavga da adil değil.
Gözlerin zeki benim zihnimden, aynı anda on tane su dokuyu dokuyorum ve fonda metal müzik dinliyorum, bir yandan da test çözüyorum, girdiğim sınavların adı artık yaşımı belli ediyor. Gözlerin zeki benim zihnimden, sen bakıyorsun ve ben düşünmüyorum. Çünkü bu bir konuşma değil. Gözlerin muzip, sokakta sesini duyduğum çocukların tüm gülmeleri var içerisinde, kesin kıracaklar camı, kesin düşecekler ve kalkıp bir daha düşeceklerini umursamadan koşmaya devam edecekler. Gözlerinden harfler uçuşuyor karanlığa, ben uçan köpük balonları patlayınca gülen bebek ve korkup kaçan kedi, yakalayacağım harfleri ve onlardan anlamlı kelimeler üretmeye çalışacağım.
Takip edebiliyor musun düşüncelerimi. Dur daha yavaş gideyim senin için, daha yavaş düşüneyim ve belki böylelikle biraz sakinleşebilirim. Çünkü heyecanlıyım, gözlerin çok zeki ve benim kalbim çok hızlı atıyor, zihnim gözlerinde, kendi gözlerimi ıskartaya çıkarmışım, onlarla göremeyeceğim kadar hızlı her şey.
Zihnimin misafir odasına bir cuma günü konuksun, evi havalandırdım senin için, nevresimler değişti, biliyordum gelmeyeceğini ve ummuştum. Yanlış biliyormuşum, dua kazandı. Çok yaşanan anlat bana bugün, balkonumdaki güvercin seyirci bize. Uyurken seni hiç rahatsız etmeyeceğim, söz, rahatsız olmazsan eğer ve kapatmazsan kapını ve aralık bırakırsan biraz yorganında, hiç rahatsız etmeyeceğim seni.
Benim zihnimde zaman biraz tutarsız, bugün seninle kavga edip, dün seninle birlikte uyumuş olabiliriz ve sen yarın ilk kez gelebilirsin misafir odasına. Soğuktan titrediğin anlara götürebilir seni ellerim. Çünkü soğuk ve sıcak kavuştuğunda hep kazanan sıcak olmuştur.
Biz bugün seninle konuşmuyoruz. Ben diyorum sen bakıyorsun. anla beni.
(Bir gün müzik listeme her beğendiğim şarkıyı atmayı bırakıp, ayrı ayrı listeler yapacağım her misafirliğin için)