Ankara, gündüz Ankara, gece
23 Şubat 2014

Şiyir Denemesi

I
Bu şehirdeki tüm kadınlar sen gibi
Senden eksikler

Sen gibi duruyorlar ayakta
Ayakları senin ayağın değil halbuki
Gözlerini yakalıyorum bana bakarken
Elleri senin ellerin gibi tanrısal değil
Sen çağlarcasına kanıma akarken
Bu şehrin kadınları hiç güzel değil

Senin dudaklarınla konuşuyorlar bana
Senin hatlarına oturuyor giydikleri
Gamzelerini bile senden çalmışlar
Seslerini benzetiyorlar şarkı söylerken
Bu şehrin kadınları cazibesini senden almışlar

II
Ben susmayı severim aslında
Konuşmayı biraz
Sen alıyorsun ya da veriyorum sana
Sevdiğimi düşündügüm kelimeleri
Sevmeyi bilmiyorum ben bilirsin
Kelimeler biliyor ama

Uzaklıkta çok izafi geliyor son zamanlar
Ta değil da olacak gerçi
Diyorum boş ver simdi bunu
Uzak değil yakın olsa
Ya da yakınken uzak olmasa

Bu ara geçiş böyle olmaz
Yer aç biraz yanında
Yer aç da susayım

Susayım
Sana

III

Kızma bana
Basma kalıp değil söylediklerim
Ben sana canım derim
Canlanır kurdun kaptığı kuzu
Bir olduğunu anlatmak isterim
Biriciğim çok uzun ve kafiyesiz kelime
Bir tanem, tanenin ne akalası var bizimle

Ama olsun, küçük bir ihtimal
Koşması gibi yeni doğmuş çocuğun
Ya da üzerine binmek gibi kartalın
güzel sözler de söyleyeceğim

Kızma
Güzel sözler söyleyeceğim

IV
gelsen ya
gelmesi gibi baharın
önce dökülen yapraklarım çabalasa
gösteri sunmak için sana

gelsen ya
gelmesi gibi sevdanın
ilk olarak dokunsan ateşten kalma ellerinle
sonra.
sonrasın hatırlamıyorum
aklımı başıma getirsene gelip
gelecek hatırlanmaz

gel gidelim biz
daha önce sadece bir kisinin söylediği
söylerken
söylerken.

gel bana
biraz siyah beyaz olsun evim
çayım tomurcuk koksun
sen beyazsın ben siyah
harmanımız ankaraya yakışır bizim
gelsen ya, gel

V
Sen susmaların kadınısın
Sessiz konuşmaların
Ve de soru sormaların

Ten mi yoksa diye sorman yok mu
Yoksa diye sorman ten mi
Gittikçe kısalır bu soru
En son
Ten mi

Söylesene geleceğin elçisi
Hayallerim biter mi
Hayallerimde sardığım sen mi
Ten mi

VI
Günaydın

VII
Şaşırıyorum kalıyorum
Nedir beni sana çeken
Bir girdap gibi
Bermuda üçgeni oluyor
Gözlerin ve dudakların
Arasında kalıyorum

VIII
Uyku kutsaldır
Yarı ölüm bir yerde
Ve ben korkuyorum
Bırakıp gidersin belki
Uyumamak aykırı mı kutsala birlikte

Korku ile özgürlüğün bağlantısını konuşmuştuk
Senin portakal bahçeleri koktuğun
Benim bunu bilmediğim zamanlardı

Senin portakal bahçeleri koktuğun
Benim bunu bildiğim zamanlardı
Birlikte uyumuştuk
yarı ölümse
Yarı da kalım olmalı
Yoksa açıklanabilir miydi
Portakalın güzel kokması