Ankara, gündüz Ankara, gece
2 Mart 2023

Ölü Adamın Bahçesi - 8

(Bazı şarkılar güzeldir.)

  • Çok ucuz cümleler üretiyor zihnim. Bir köle taciri olsa zihin okuma gücü olan o şaman, ney üflenirken kıyamet kopacak buyursa bir odanın karanlığında bana ve odamın girişindeki engel kapı kolu olsa örümcek ağı yerine ve tanıdığım tüm neyzenleri görsem rüyamda, boncuk boncuk terlesem sevişmiyorken bana inen ayetin derinliğinde, taşlasalar beni sadece ziyaretçisi olduğum sosyal olmadığım medya platformunda, yorum bölümünde ve arasa beni melek gibi erişim sağlayıcıları birliği, dese ki, oğuz emir buyur şu dns i başlarına indireyim.  İşte o zaman ikinci hayatıma başlayacağım.

  • Kaçmazsam kaybolurum ben. Bilmediğim bir evin bilmediğim bir odasında, çalışma masasının önüne konan tekerlekli sandalyede. Bütün tanışmalar, öncesinde ya da sonrasında şu anın - o an, bir fon müziği ile başlıyor benim için.  Saçlarımı uzattıkça duygularım kısaldı. Hadi oğuz, kalk, gün aymıyor bu sabah - o sabah “Hareket etmezsen acı üzerinde birikir.”

Deli gönül, neyi özler durursun?

Acınacak dostun, cananın mı var?

Dünya yansa yorganın yok içinde,

Harap olmuş evin, dükkânın mı var?

Hatır, gönül bulamazsın birinde,

Dama dedi dişisinde, erinde,

Vatan dedikleri yangın yerinde,

İnsanlığa hâlâ imanın mı var?

Şu kırk yıldır senin daran alındı,

Suratına yüz bin kara çalındı,

Nasıl olsa şu bokluğa dalındı

Neyzen’den de büyük isyanın mı yar?

(Çok Şükür - Neyzen Tevfik)

(Kuan - Deli Gönül Neyi Özler Durursun)

    • “Kapı tutmak bir flörttür.” - Otomatik artık kapılar.
  • Nerede iki rakı kadehi birbirine değse, neşetin kulakları çınlayacak ve arastada ciğerin yanında içilen öğlen rakısı kadar güzel olmayacak gülmeler. Gittiğin yerin ustası aynı hikayeyi her gittiğinde anlatmayacak. Bazı hayatlar bir kamera lensinin önünde son bulacak, bazı kameralar nefesini kesecek anları yakalayacak ve bütün bunlar bir başkasının hatıra defterinde kalacak.

  • “Yüz kere düşmüş olayım, başkalarına çelme takan biri olmayacağım.”

  • Ben bu dünyaya nefes almayı bilmeden, daha ilk nefes boğazımda kalırken doğmuşum, sevemiyor oluşumu mu sorguluyorsun? Birini tanımadan, ona iyilik ve güzellik yüklüyor oluşum, hikayesindeki ve gözlerindeki tüm boşlukları bir masal yazar gibi dolduruşum da bilgisizlikten işte. Çünkü matematikten başka hiçbir şey matematik değil. Bir ile birin toplamı iki, bir insan ile bir insanın toplamı değil. Dili artık tutmayan, yapıldığından bu yana yağlanmamış olduğundan gıcırdayan kapının sesini istiyorum. Ne olur bu baş ağrım geçsin.

  • O benim için senin yokluğun olmuştu.

  • “Nihal ise ne yaşayacaksa yaşamıştı, yine yaşayacaktı, tekrar yaşayacaktı.”

  • Bu dünyanın acıları tıpkı bu dünya gibi yuvarlak. Dönüyor ve geri geliyor.

  • Şimdi ben tüm çileklerde seni arayacağım. Müzik dinleyeceğim, kimsenin bilmediği şarkılarda hüzünleniyor oluşum bende ukalalık yaratacak. Çünkü, “beğendiğim şeyleri hiçbir sınırlama duymadan överim. Her beğenen ukaladır, olmalıdır.”