Ankara, gündüz Ankara, gece
2 Nisan 2015

Şizofrenik Konuşmalar 50

Daha anlatacaklarım var. Hikaye henüz bitmedi.
Cümlenin sonuna üç nokta konulacaktı, konulamadı.
Kitapları sarı sayfaları yakılacaktı, yakılamadı.
Geçmiş tüm anıtlarıyla birlikte yerle bir edilecekti, edilemedi.

Çare bulunamayacak dendi yaralara, hiç kimse türküsünü yakmayacaktı hikayemin

Yakamoz vurmayacaktı hayellerin sahillerine
Hak iddia edilemeyecekti mercan adalarında
Hiçbir zaman doğruyu göstermeyecekti saatler

Ancak yürüdüm ateşinin ortasına feleğin
Üzerinden atladım nevruzun neşesiyle
Bahar geleceğinden - di neşem
Ama hiç bir zaman bilmediğim
Hikaye yazılmasa öğrenemeyeceğim
Yangına karşı aşırı dayanıksız yanımdı
Var olan

Bazen kalem ve mürekkep buluşsun
bazen kağıt kalem
Bazen de ayrılık olsun arada
Hikaye bu
Hayat değil.

Ateşe verildi kağıtlar
Siyah dumanlar yükseldi alevlerden
Hikayeden ne bir haber
Ne de bihaber

Zamanı geldi
Gök uçtu yerden
Yer düştü yere
En derin yerine
Hikayenin

Bir nefes aldım
Koşmaya başladım hikayede kaldığım yerden
Kaldığım yere
Gelen zamanı yakalama çabasıydı hepsi
Dört nala namzet
Dört sayfa döküldü kalemden

Yakaladım zamanı
Tuttum ellerinden
Ellerini boğazıma sardı zaman
Ellerim de boğazındaydı o zaman
Çektim elimi hikayeden

Çatırdama sesiyle irkildim
Aynaya koştum korkarak
Yaşlanmış bir el koptu
Yaşlandırmış zamanın çatlamış ellerinden

Hiçbir şey korkutamazdı beni
Korkmuyordum gelmelerden gitmelerden
Bir elin hikayesi idi yazdığım
Eliyle hikayedeki el elime değdiğinden

Yabancılamamıştım yabancıyı
Ne soğuktan donuyordu mürekkep
Ne kırılıyordu hastalıktan kalemin ucu
Ama yabancıydım aynadaki bana
Odamdaki is kokulu dumana

Bir cebime sığdırıyordum kalemi ve kağıdı
Hikaye sığmadı dağ kadar adamın
Yangından küle dönen yanına