Ankara, gündüz Ankara, gece
18 Ocak 2023

Ölü Adamın Bahçesi - 2

Sabahın erken saatlerine kurulan, çalmasına ihtiyaç duyulmayan alarmı erteledim bugün beş dakikalığına. Kendime ayıp etmemek adına da ikinci kez çalmadan uyandım. Alarmsız uyandığımdan bu yana comic sansı yazı tipi olarak sevemiyorum, benzer bir hissi yabancı dildeki şarkıların sözlerini anlamasam da internetten açıp okuduğumda hissediyorum. Ah google translate, ne de çabuk öğreniyorsun.

Anlamsızlığa olan bu düşkünlüğüm ne zaman geçecek? Öğrendiğim her yeni bilgiyle değerini yitiriyor dünya gözümde. İçindekiler bölümündeki sıralama miktar sırasına göreymiş mesela, o günden bu yana bakmıyorum içeriklere. Gizemi öldürdü, gizem senden özür diliyorum. Bütün suç dinle(n)memdi.

Sabahın erken saatlerinde, bırakmaya çalıştığım hayatım kovaladı beni bugün, elinde camını kırmış mikasa topum. Durun bayım, o topu harçlıklarımdan biriktirip aldım ben. İnsanların mesajlarını söylenmiş bir cümle, cevap verilmemesini de susma, aldırmama olarak algılamasına küfrettim. İnsanlara da. Bugün tersimdeyim. Kalktım ve düştüm, acıyla sustum ve neşeyle bağırdım, on ikili pastel boyasını babasına yeni aldırmış ve ilk dersi resim olan çocuktum, matematikçi dersi gasp etmiş, sınav var zira. Yetişmesi gereken konular.

Yetiştiremediği için pastel boyanın suçu varmış gibi..