Ölü Adamın Bahçesindeki İnci Çiçeği
Tercih rastgeleliği öldürdü. Artık her şey kendi hatamız. Başıma bu da mı gelecekti deme lüksümüz yok bu yüzden. Gelen ve gelecek olana en hükmettiğimiz zamandayız insanlar olarak. Tanrıyı oynamaya cesaretimiz bundan, kadere yeni kelimeler uydurma gayretimiz de. Bana en tuhaf gelen ise, tüm bu olana rağmen, karşımıza çıkanı hakedişimizi ulvileştiriyor oluşumuz. İhale dökümanını hiç okumamış, ne teklif ettiğini dahi bilmeyen ama nasılsa ihale üzerinde bırakılan istekliyiz. Kim inanır ki bize.
Gelecek gelmekte olan, çünkü havamız güzel, soğuksa da, suni bir sıcaklık var, kaloriferin yanına oturmuşuz, elimizde iki bira - ki bir çok yalnız bir sayıdır, romen rakamı olarak bile-, önümüzde toprak altından çıkmış, ilk kabuğu soyulmuş, ikincisi üzerinde, diğer bir deyişle yarı çıplak, kavrulmuş ve tuzlanmış fıstık - ne çok emek bu, emekçi makinelere selam olsun - görüyoruz ufku.
gözü de çok açık bir nesiliz, apolitik ebeveynlerimiz ve düşündüğümüzü düşünmeyen temsili demokrasi sağolsun. Gözü açık ve korkak, çok silahlı ama cesaretsiz, -çok güzel gülüyorsun ve bu bir silahtır hazırlıksız çerçevelerde- anoloji seven yani içten bir şekilde bu şimdi iyi de kesin vardır bir bokluk diyen, küfür ederek sevebilen ve severek küfür edebilen bir nesiliz. Sodome bizi görse imrenir.
Saat 6:47.