Ankara, gündüz Ankara, gece
12 Mart 2023

Ölü Adamın Bahçesi - 11

Oyununu kuruyor yine zaman. Penceremde yağmurun ve yağmurdan öncesinin birikmişliği olan tozun yarattığı güzel bir tablo, fonda Sezen Aksu ve Cihan Okan’dan “Yine Mi Çiçek”..

Konuşmanın gereksiz olduğunu hisseder misiniz? Konuşmadan sorunların çözülemeyeceğini söyleyen bilcümle psikolog varken, konuşmadan sevgiyi, en kor haliyle, Tanrıdan bize emanet edildiği inananlarca kabul edilmiş, cennetten dünyaya düşerken ya da cehennemden yükselirken köşeleri pürüzsüz hale gelen, en katı sınırlarımıza dahi bir çocuğun gülümsemesiyle nüfuz eden o var oluşu, ruhumuzu aktarıyoruz. Hem de konuşmadan. Nasıl güzel.

Bir de oyunlar oynuyoruz. Çocukluğumdaki oyun oynamam gereken zamanları ekmek dilimleyen makine misali bölüp hayatımın belli zamanlarına dağıttım ben. O yüzden halen çocukça sevinirken kazandığımda, kaybettiğimde üzülebilirim.

Oyun çok güzel, gecenin bir yarısı. Çok nikotin, az alkol, biraz koku var tenimin gözeneklerinde. Halen gitmemiş olduğunu hissediyorum çünkü kokunun. Duyduğum yok, alışkanlıktan.

Ayağa kalkmak zor, durduğumuz yerdeyiz. Konuşmuyoruz, geçmişten, geçmemişten. Benim aklım oyunda. Vaktimiz az, kovalıyor bizi onda emeği olanlar.

Oynayası yok şimdilik benliğimin. Şaşkınca beni izliyor. Sigara paketlerinden çok katlı hayaller kuruyorum. Bir türlü beşinci kata çıkamıyorum. Beni anaokulu öğretmeninin öğrencisini izlediği gibi izliyor benliğim. Biliyorum, oyun arkadaşlarıyla arası açılalı yıllar ve çokça musibet geçmiş. Bana çocukluğumdan gelen “oyna” emri tebliğ edileli ise olsa olsa bir kaç hafta. O yüzden, oynayacağız.

Konuşmayalım ve beni anla ve gizle ve izle ve öğren ve öğret ve beni yen.

Kaybeden kahvaltıyı hazırlar..